Genel

OKÜ’DE “UMUDUN 98 YÜZÜ PROJESİ” ÇALIŞTAYI YAPILDI

OKÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Susran Erkan EROĞLU’ nun moderatörlügünde düzenlenen  “Umudun 98 Yüzü Projesi” kapsamında iklim değişikliği  konulu çalıştaya Türkiye ve yurtdışından akademisyenlerin ve öğrencilerin yanı sıra,  İtalya Lazio Bölgesi Milletvekili Domenico Belli ve Portekiz Sondar CEO’ su Carlos Pedro Ferreira da çevrim içi olarak katıldı.

Osmaniye Korkut Ata Üniversitesinde “Umudun 98 Yüzü Projesi” kapsamında iklim değişikliği sorunsalı üzerine çalıştay Üniversite İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Amfisinde gerçekleştirildi.

Çalıştay İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Susran Erkan Eroğlu’ nun moderatörlügünde düzenlendi.

Çalıştaya Türkiye ve yurtdışından akademisyenlerin ve öğrencilerin yanı sıra,  İtalya Lazio Bölgesi Milletvekili Domenico Belli ve Portekiz Sondar CEO’ su Carlos Pedro Ferreira da çevrim içi olarak katıldı.

Çalıştayda “Umudun 98 Yüzü Projesi”nin tanıtım sunumunu gerçekleştiren Hasan Şahin Ceylan, geleceğimizi oluşturan gençlerin konuya duyarlı olmaları hususunda bilgiler verdi.(Okü basın)

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ NEDİR?

İklim değişikliği ya da Küresel ısınma, karbondioksit gibi ısıyı tutan gazların atmosferde artmasıyla oluşan ve atmosfere salınan sera gazlarının neden olduğu düşünülen sera etkisinin sonucunda, Dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıkların artması nedeniyle dünyanın iklimin değişmesidir. Günümüzde iklim bilimciler (klimatolog) küresel ısınma konusunda hemfikirdirler.[2]

Küresel İklim Değişikliği insani fosil yakıtlar tüketimi, endüstriyel ve tarımsal gibi faaliyetlerinin sonucu olarak atmosferdeki miktarı ve yoğunluğu artan sera gazlarının neden olduğu küresel ısınmanın neden olduğu iklim değişiklikleridir. Bu iklim değişiklikleri kuraklık, çölleşme, yağışlardaki dengesizlik ve sapmalar, su baskınları, tayfun, fırtına, hortum vb. meteorolojik olaylarda artışlar gibi belirtilerle kendini gösterir.

Paris Anlaşmasını göre, dünyanın ortalama ısısı en fazla 2 °C olmalıdır. Bu hedeflere ulaşmak için birçok faaliyet şart. En önemlilerin arasında fosil yakıt kullanımının bırakılması ve az et tüketilmelidir.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ETKENLERİ[

Doğal nedenlere bağlı olarak milyonlarca yıldır bir salınım şeklinde devam eden iklim değişiklikler görülmektedir. Bu doğal sürecin dışında, insan eylemleri sonucu ortaya çıkan olumsuz çevresel baskılar iklim değişikliklerine etki etmektedir. İklim değişikliğine insanların etkisi fosil yakıt tüketiminin artması sonucu ortaya çıkar.

 Kısaca, artan insan faaliyetleri sonucu ortaya çıkan sera gazlarının atmosferdeki oranının artması, küresel ısınma yol açarak iklim değişikliğine sebep olur. En önemli sera gazlarından biri olan karbondioksit (CO2); araç egzozlarından, ısınma amaçlı yakılan yakıtlardan, fabrika bacalarından atmosfere bırakılmaktadır. Dünya genelindeki fosil yakıttan emisyonların yaklaşık yüzde 45’i kömür kullanımı sonucunda ortaya çıkmakta, yüzde 35’i petrol ve yüzde 20’si de doğal gazdan kaynaklanmaktadır.

İNSAN FAALİYETLERİNE ETKİLERİ

İklim değişikliğinin insan sağlığı, yaşam alanları, toplum ve ekonomi üzerindeki etkileri bir biri ile yakından ilişkilidir. Toplumların yaşamını sürdürdüğü beşeri sistemde yer alan kentler, ekonomik faaliyetlerin üretim mekanı ve insanların sosyalleşme alanıdır. Ekolojik tahribatın artması ile birlikte ekolojik döngülerde bozulmalar ve dengesizlikler yaşanmaktadır. Bu doğrultuda ekosistem servisleri ekolojik bir yıkımın etkileri ile karşı karşıya kalmaktadır.

Küresel iklim değişikliği, insan sağlığını koruma konusundaki çabalara engel oluşturmaktadır. İklim değişikliği insan yaşamı için giderek artan bir tehdit haline gelmiştir. Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak ortaya çıkan çok çeşitli sağlık sorunları ile gün geçtikçe daha sık karşılaşılmaya başlanmıştır. Toplum gündemine taşınmasına yönelik çabalar son zamanlarda artmıştır. (Kaynak: https://tr.wikipedia.org/)

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Enerji Verimliliği
Enerji talebini karşılamanın tek yolu arzı artırmak değil. Gerek ekonomik gerekse ekolojik açılardan alınacak ilk önlem talebi yönetmek. Karbon emisyonlarını azaltmanın en çabuk ve masrafsız yolu enerji verimliliğine yönelik önlemleri almaktan geçiyor.

WWF tarafından yayımlanan “Enerji Raporu”na göre 2050 yılında küresel enerji talebinin, küresel üretim projeksiyonlarında herhangi bir azalma olmaksızın 2005 yılına göre %15 düşürülmesi olasıdır.

2. Yenilenebilir Enerji
WWF’in “Enerji Raporu”na göre, mevcut teknolojiler ile 2050 yılında küresel enerji talebinin neredeyse tümünün yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanması mümkün. Tek bir yenilenebilir kaynağın tüm talebi karşılaması ise olası değildir. Farklı kaynakların eş zamanlı gelişimi kilit öneme sahiptir. 

3. Ormansızlaşmanın önlenmesi
İnsan kaynaklı sera gazı emisyonlarının %17’si başta ormansızlaşma olmak üzere arazi kullanımındaki değişimden kaynaklanıyor. Ormanların kaybını ve azalmasını durdurmak ve tersine hareket ettirmek, bütün olumlu iklim enerji senaryolarının başlıca unsurlarından birisi. Toprak kullanımı emisyonlarını durdurmaya yönelik etkili eylemlerin harekete geçmediği durumda, iklim çözümlerinin %90’ı aşan başarı olasılığı %35 seviyesine düşebilir. (Kaynak: https://www.wwf.org.tr)
 

Hasan KILIÇ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik için, Google Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları'na tabi olan Google'ın reCAPTCHA hizmetinin kullanılması gerekmektedir.